pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 A DAN Z YE İSİMLERİN ANLAMLARI: N İLE BAŞLAYAN ERKEK İSİMLER VE ANLAMLARI

20 Eylül 2022 Salı

N İLE BAŞLAYAN ERKEK İSİMLER VE ANLAMLARI

N HARFİ İLE BAŞLAYAN ERKEK İSİMLER VE ANLAMLARI
NABİ: (AR) Haberci, haber veren. Yüksek, yüce.
NACİ: (AR) Necat bulan, kurtulan, selamete kavuşan. Cennetlik.
NACİL: (AR) Soyu sopu temiz olan kimse.
NADİM: (AR) Pişmanlık duyan, pişman. Tevbe eden.
NADİR: (AR) Seyrek, az, ender bulunur.
NADİ: (AR) Nida eden, haykıran, çağıran. Toplantı, meclis, (bkz. Nida).
NAFERİZ: (FAR) Göbek düşüren. Koku saçan.
NAFİ: (AR) Yararlı, kârlı.
NAFİH: (AR) Üfleyen, üfleyici.
NAFİZ: (AR) Delen, delip geçen. İçeriye giren, işleyen. Tesir eden, sözü geçen.
NAHİD / NAHİT: (FAR) Venüs (zühre) gezegeni. (AR) Yeni yetişen kız.
NAİB / NAİP: (AR) Vekil, birinin yerine geçen, kadı vekili, hakim. Nöbet bekleyen, nöbetle gelen.
NAİM: (AR) Bollukta yaşayış. Cennetin bir kısmı.
NAKİB / NAKİP: (Ar.) Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili.
NAMAL: (TR) Adın duyulsun, ün kazan.
NAMDAR: (FAR) Namlı, ünlü.
NAMİ: (FAR) Namlı, şöhretli ünlü.
NAMIK: (AR) Yazıcı, katip, yazar
NASIH: (AR) Nasihat eden, öğüt veren.
NASIR: (AR) Yardımcı, yardım eden.
NASİB / NASİP: (AR) Pay hisse. Birinin elde ettiği şey. Allah'ın kısmet ettiği şey.
NASR: (AR) Yardım. Üstünlük (zafer).
NASRUDDİN: (AR) Dine yardımı dokunan. Dilimizde "Nasreddin" şeklinde kullanılır. NASRULLAH: (AR) Allah'ın nusreti, yardımı.
NASUH: (AR) Nasihatçı, öğütçü. Halis, temiz.
NASUHİ: (AR) Bozulmaz şekilde tövbe edici.
NAŞİD / NAŞİT: (AR) Şiir okuyan, şiir söyleyen, şiir yazan.
NAŞİR: (AR) (Neşreden) Dağıtan, yayan, yayınlayan.
NATIK / NATUK: (AR) Söyleyen konuşan. Düşünen. Bildiren, bildirici.
NAYMAN: (MOG) Sekiz. Batı Moğolistan'da yaşayan sekiz kabileden oluşan Türk topluluğu.
NAZIM: (AR) (Tanzim eden) Düzenleyen. Sıra sıra, dizi dizi olan şey.
NAZIR: (AR) Nazar eden, nezaret eden, bakan, gözeten. Vekil bakan. Bir yüzü bir tarafa yönelik olan.
NAZİF: (AR) Temiz, pak, nazik, zarif ve şık giyimli.
NAZİL: (AR) Yukardan aşağıya inen. Bir yere konan, bir yerde konaklayan.
NAZİR: (AR) Taze. Altın. Benzer eş.
NAZMİ: (AR) Dizme, sıraya koyma. Sıra, tertip. Vezinli, kafiyeli söz.
NEBA: (AR) Haber.
NEBAHADDİN / NEBAHATTİN: (AR) Dinin şanı ve şerefi.
NEBİ: (AR) Haberci. Peygamber.
NEBİH: (AR) Namlı, şerefli.
NEBİL: (AR) Yüksek meziyet ve onur sahibi. Akıllı, anlayışlı. Bilgili, faziletli.
NECABET: (AR) Soyluluk, soy temizliği.
NECAETTİN: (AR) Dine girip hidayete eren, kurtulan.
NECAH: (AR) İsteğine ulaşma. Kurtulma. İhtiyaçlarını temin edebilmek.
NECAT: (AR) Kurtulma, kurtuluş. Selamet.
NECATİ: (AR) Kurtulmaya mensup, kurtuluşla ilgili.
NECCAR: (ARR) Dülger. Marangoz.
NECDET: (AR) Kahramanllık yiğitlik, efelik. Korkusuz olmak.
NECİB / NECİP: (AR) Soyu sopu temiz pak olan kimse. Asilzade, kıymetli, üstün.Güzel ahlak sahibi.
NECİD: (AR) Yüksek yayla. Arabistan'ın sahil ovasına ve çukur sahaya zıt olan yüksek kısım.
NECİL: (AR) Soylu, soyu sopu temiz, kişizade. Asıl.
NECİY: (AR) Sırdaş.
NECİYULLAH: (AR) Allah'ın kurtuluş verdiği kişi.
NECMİ: (AR) Yıldızla ilgili.( Necmüddin: Dinin yıldızı. Dilimizde "Necmettin" şeklinde kullanılmaktadır.)
NEDA: (AR) Çiğ, nem rutubet.
NEDİM: (AR) Meclis arkadaşı, sohbet arkadaşı. Büyükleri fıkra ve hikayeleri ile eğlendiren. Güzel hikayeler anlatan, tatlı konuşan.
NEDRET: (AR)Azlık, seyreklik, az bulunurluk.
NEDVE: (AR) Görüşme konuşma.
NEFER: (AR) Bir adam, tek kişi. Er, asker.
NEFİ: (AR) Çıkar ile ilgili faydacı, menfaat, kâr.
NEHİB / NEHİP: (AR) Dehşet, korku. Yağmacı, çapulcu.
NEHRİ: (AR) Nehirle ilgili, nehire ait.
NEJAD / NEJAT: (FAR) Soy, nesil.
NERHAN: (FAR-TR) Yiğit Han, Yiğit Sultan.
NERİM: (FAR) Pehlivan, yiğit, bahadır.
NERMİ: (FAR) Yumuşak, gevşeklik.
NESEFİ: (AR) Yapı ustası.
NESİB / NESİP: (AR) Soylu, soyu temiz baba.
NESİF: (AR) İki kişi arasında olan sır.
NESİL: (AR) Aynı çağda, aynı yaşta bulunan kimselerin tümü, kuşak.
NESİM: (AR) Hafif rüzgar. Hoş, mülayim insan.
NEŞAT: (AR) Sevinç, neşe, şenlik, keyif. İran şairlerinden birisinin adı.
NEŞET: (AR) Meydana gelme, gelişme. Kaynak olma, bir mecradan çıkış.
NEŞİD / NEŞİT: (AR) Manzum şiir. Atasözü derecesinde kullanılan meşhur beyit veya mısra.
NEVAL: (AR) Talih, kısmet. Bahşiş, bağış.
NEVAZ: (FAR) Okşayan, okşayıcı.
NEVCİ: (FAR) Makam, ahenk ve nasip ile ilgili.
NEVCİVAN: (FAR) Genç, delikanlı.
NEVFEL: (AR) Deniz. (bkz. Derya).
NEVHİZ: (FAR) Genç. Yeni yetişmiş, yeni çıkmış.
NEVİT: (FAR) İyi, sevinçli haber, müjde.
NEVRED: (FAR) Gezen, dolaşan, yol alan.
NEVREDDİN: (AR) Dinin ışığı, aydınlığı.
NEVRES: (FAR) Yeni yetişen, yeni biten.
NEVSAL: (FAR) Yeni yıl.
NEVZAD / NEVZAT: (FAR) Yeni doğmuş. Yeni doğan.
NEVZAR: (FAR) Yeni ağlayış, ağlaması güzel olan.
NEYYİR: (AR) Nurlu, parlak. Işıklı cisim. Güneş.
NEYZEN: (FAR) Ney çalan kimse.
NEZİH: (AR) Temiz, pak.
NEZİHİ: (AR) Temizlik, saflık, incelikle ilgili.
NEZİR: (AR) Birini doğru yola yöneltmek için gözdağı vererek korkutmak. Adak, dilek, tahsis. Kendisini Allah yoluna adayan kişi.
NEZZAM: (AR) (Nizam veren) Düzenleyen.
NİHAD / NİHAT: (FAR) Tabiat huy, yaratılış, kişilik, bünye.
NİJAD / NİJAT: (FAR) Soy, nesil, neseb. Tabiat, cibilliyet, (bkz. Nejad).
NİKAN: (FAR) İyiler, hoşlar.
NİYAZ: (FAR) Yalvarma, yakarma. Dua. Bazı tarikatlarda küçüğün büyüğe karşı olan selam, saygı ve duası. İhtiyaç, muhtaçlık.
NİYAZİ: (FAR) (bkz. Niyaz). Yalvarıcı, niyaz edici. Sevgili.
NİZAM: (AR) Dizi, sıra. Düzen, usul, tertip, yol, kaide. Kanunlar.
NİZAMİ: (AR) Kurallara uygun, düzenli. Kanun ve nizama ait, onunla ilgili.
NUH: (AR) Nuh peygamber. Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden biri. Zamanında Nuh tufanı olmuştur.
NUMAN: (AR) Kan.Gelincik.
NURALP: (AR-TR) Nurlu, yiğit.
NURATAY: (AR-TR) (bkz. Nuralp).
NURBAKİ: (AR) Sürekli aydınlık olan, nurlu sabah.
NURBAY: (AR-TR) Nurlu, aydınlık kimse.
NURDAĞ: (AR-TR) Nurdağı, Nurdan dağ.
NUREDDİN: (AR) Dinin nuru, ışığı.
NURER: (AR-TR) Nurlu insan.
NURERSİN: (AR-TR) (bkz. Nurer).
NURİ: (AR) Nura ait, nurla ilgili.
NURKAN: (AR-TR) Temiz, berrak soydan gelen.
NURKUT: (AR-TR) (bkz. Nurkan).
NURSAL: (AR-TR) Işık saç, aydınlat.
NURTAÇ: (AR-TR) Nurdan taç.
NURTAN: (AR-TR) Işıklı tan.
NURTEKİN: (AR-TR) Aydın ve güvenilir, emin.
NURULLAH: (AR) Allah'ın nuru.
NURZAT: (TR) Nurlu, aydınlık kişi.
NUSRET: (AR) Yardım. Allah'ın yardımı. Zafer, muzafferiyet. Başarı, üstünlük.
NUSRETTİN: (AR) Dinin yardım ettiği. Dinin başarılı temsilcisi.
NUŞAT: (FAR) İçkiden sarhoş olmuş, mest olmuş.
NUŞİN: (FAR) Tatlı, hoş, güzel.
NUTKİ: (AR) Söz, lakırdı, konuşma. Nutuk, söylev, söyleyen.
NUYAN: (FAR) Şehzade, prens.
NÜVİD / NÜVİT: (FAR) Müjde, muştu. Hayırlı haber.
NÜZHET: (AR) Neşe, eğlence, eğlence yerlerini seyredip gezme. Sevinç, ferahlık.

Hiç yorum yok: